Ana Sayfa arrow İletişim arrow Basın arrow Haberler arrow "PPP sayesinde kamu hizmetleri özel sektör eliyle gerçekleşecektir"
"PPP sayesinde kamu hizmetleri özel sektör eliyle gerçekleşecektir" PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 

ImageManisa milletvekili ve KİT komisyon üyesi Sayın Recai BERBER 07.05.2008 tarihinde Meclis görüşmeleri esnasında söz alarak artık Yap-İşlet-Devret (BOT) uygulamalarından bir adım daha ötesinde ve çok daha sağlam esaslara dayanan hukuki bir sistem olan PPP’nin önemini ve gerekliğini milletvekillerine anlattı.

Sayın BERBER, dünyanın artık yatırımlarını PPP modeli ile yaptığını, BOT'den çok daha sağlam bir hukuki yapı olan PPP'nin Türkiyede de uygulanması gerektiğine değindi.BOT'lerde işletmenin/yönetimin özel sektörde olduğu halde, PPP'de işletmenin kamu-özel arasında paylaşılabileceğine de işaret etti. Sayın BERBER'in, kamuda ve özel sektörde edindiği bilgi ve tecrübe birikimi ile kamu projelerinin özel sektör tarafından finanse edilmesi konusundaki derin bilgi ve tecrübesini meclis kürsüsüne taşıdığı TBMM konuşma metnini aşağıda bulabilrsiniz. 

Kamu hizmetleri, PPP sayesinde çok kısa sürelerle özel sektör tarafından gerçekleşecektir


Ankara, 07.05.2008

RECAİ BERBER
Manisa Milletvekili ve KİT Komisyon Üyesi

RECAİ BERBER (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, esasen yap-işlet-devret modeli bizim sistemimize çok önce, yirmi yıldan fazla bir zaman önce girmesine rağmen ilk düzenleme, yasal düzenleme 1994 yılında yasasının, 3096 sayılı Yasa'nın çıkmasıyla şekillenmiştir ve ondan sonra da daha çok spesifik alanlarda, yani özel sektörün hem finansman sağlamada kolaylıkla girebileceği hem de getirilerinin ölçülüp kendilerine ödenebileceği projeler finanse edilmiştir. Bunlar da genelde enerji yatırımlarıdır. Ancak, dünyada özellikle son yıllarda bunun adı kamu özel sektör işbirliği; yani Public Private Partnerships (PPP) diye bilinen ve çok geniş alanlara yayılmış bir model olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanda da aslında genel bir kanaat var; yani kamu borçlanmasını yapamayan veya kamu borçlanma riski olan gelişmekte olan ülkeler daha çok bunu tercih ediyor gibi. Aslında bu, böyle değil. Çünkü, bunun kapsamına giren, yani dünyada PPP modeli diye bilinen ve bunun kapsamına giren alanlar her türlü kamusal mal ve hizmetlerin özel sektör marifetiyle temin edilerek sunulması uygulamasını içeriyor ve özellikle de son yıllarda otoyollar, enerji, savunma, okullar, cezaevleri hatta her türlü altyapı hizmetleri, ölçülebilen, getirisi ölçülebilen her türlü altyapı hizmetleri dünyada bu şekilde finanse ediliyor. Ben size sadece 2006 ve 2007 yıllarında, yani gelişmiş ülkelerde, özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde bu dediğimiz kamu özel sektör işbirliği modeli, finansman modeli ile gerçekleştirilmiş olan yatırımlarından rakamlar vereceğim:

2006 yılı itibarıyla İngiltere'de 63,7 milyar Euro, dikkat edin İtalya'da 6,5 milyar Euro, İspanya'da 2,5 milyar Euro, Fransa'da 2 milyar euroluk projeler bu şekilde finanse edilmiştir. Ayrıca yine aynı şekilde 2007 yılında da bu rakamlara yakın büyük yatırımlar hep kamu - özel sektör iş birliği ile gerçekleştirilmiştir.

Aslında burada kanunun genel mantalitesine, esprisine bakıldığında, bütçeye yük getirdiği iddia ediliyor ama aslında bütçeye yük filan getirilmiyor. Şunun için getirilmiyor: Biliyorsunuz devlet bütçesi -bir işletme gibi düşünürsek- sadece gelir giderlerden ibaret yani bilanço esasında defter tutmuyor devlet. Dolayısıyla yirmi yıl, otuz yıl hatta bazıları elli yıl kullanılacak sabit kıymet niteliğinde yatırım öngören projeleri, siz sadece cari yıl gelirlerinizle finanse etmeye kalktığınız zaman esas yükü o zaman gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Çünkü bu şekilde kamu - özel sektör iş birliği ile yapılan işler zaten özel sektörün mal ve hizmet ürettiği alanlar değil, toplumun kamudan beklediği mal ve hizmetler bunlar. Dolayısıyla kamunun yapması gereken hizmetler ve siz burada bunun tamamını cari yıl bütçesine koymak durumundasınız eğer yapmak istiyorsanız. Nitekim tamamı bir cari yıl bütçesine sığmadığı için, konamadığı için geçmişte özellikle barajların, otoyolların ne kadar uzun sürdüğünü hep beraber biliyoruz. Ayrılan cüzi ödeneklerle bu yatırımlar yıllarca, on yıllarca hatta -burada Sayın Bakanımız Veysel Bey DSİ'nin bazı projelerinde rakamlar verdiler- kırk yıldan fazla süren yani ödenekleriyle yapılmaya kalkılırsa kırk yıldan fazla süren baraj projeleri var bu ülkede. Buradaki israfın, buradaki kıt kaynakların nasıl boşuna kullanıldığının en açık delilidir.

Hâlbuki burada yapılmak istenen nedir? Burada yapılmak istenen: Biz bunu kendi imkânlarımızla, ödeneklerimizle, bütçe imkânlarımızla kırk yılda yapacağımıza, iki yılda, üç yılda, teknik imkânları neyse, finansmanı özel sektör tarafından sağlanmış -kamu da değil dikkat edin- bir projeyi finanse etmek suretiyle, yine bir kısmını özel sektörün ödediği bir gelir getirisiyle, bir kısmının da kamunun katkı payıyla ödenmek suretiyle, aslında, uzun yıllar atıl duracak, yatırım hâlinde devam edecek pek çok projeyi, biz bu şekilde, çok kısa sürede toplumun ve kamunun hizmetine sunmuş oluyoruz. Burada şu söyleniyor: "Yani, kamu artık finansman bulmakta zorlanıyor veya kamu finansmanında limitler geldi, dolayısıyla…" Arkadaşlar, burada, sadece bir kamu finansmanı sorunu değildir bu. Çünkü, burada, geçmişte, kamu finansmanına sınırlama olmadığı zaman, özellikle yerel yönetimlerin bazı projelerinin finansmanında hazine garantileriyle verilen borçların, daha doğrusu imzalanan garantilerin daha sonra kamuya ne kadar yük olduğunu da hep birlikte gördük. Özellikle, denetimsiz bir şekilde hazine garantisiyle yapılan altyapı projelerinin tipik bir tanesi, biliyorsunuz Yuvacık Barajı'dır. Şu anda, ayda 20 milyon dolar, hazinemiz bunun payını ödüyor. Ama neyini ödüyor? Yapıldıktan sonra yerel yönetim tarafından ödenmeyen taksitlerini ödüyor. Dolayısıyla, bütün bu geçmişte yaşanan olumsuz örnekleri ortadan kaldıracak ve daha doğrusu dünyanın, hem de gelişmiş ülkelerin çok başarılı bir şekilde uyguladığı bu modeli şu anda Türkiye'nin gündemine almamız ve kapsamını genişletmemiz, aslında çok yerinde ve mutlaka yapılması gereken bir uygulama olarak karşımızda duruyor ve aynı zamanda burada getirilmekte olan katkı payı sistemiyle, aslında -geçmişte sadece- yap-işlet-devret modelinin bir anlamda niteliği de değiştiriliyor, sadece kapsam genişletilmiyor, nitelik değişiyor. Çünkü gerçekten, bazı kamu hizmetlerinin yatırımlarının, doğrudan doğruya özel sektör tarafından ölçülerek yapılmasının imkânı olmayan -biraz önce gelişmiş ülkelerde saydığım- mesela okulların, en son, Macaristan'da hatta cezaevlerinin bile kamu-özel sektör iş birliğiyle yapıldığının örnekleri var. Dolayısıyla burada, aslında, aynı zamanda bir mantalite değişikliği gerçekleştirilmiş oluyor. Biliyorsunuz kamu hizmetlerinin en çok şikâyet ettiğimiz konulardan bir tanesi de kalitesi ve maliyet sorunu. Biraz önce söylediğim uzun yıllara sirayet eden yapım çalışmalarının getirdiği maliyetin yanı sıra bir de bizatihi kamu tarafından yaptırılmasının sonucunda oluşan maliyetler var. Hâlbuki burada, bizzat özel sektör tarafından proje yapılıp uygulanacağı için, uygulama ve işletme aşamasında da tıpkı özel sektörün elastikiyeti ve maliyetler üzerinde, buradan eğer kâr edecekse maliyetleri daha da aşağıya çekmek için çalışacağından dolayı, aslında ciddi anlamda kamu hizmetlerinin hem kalitesinin artmasına hem de maliyetlerinin düşmesine yol açacak çok önemli bir değişim olarak da karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla burada katkı paylarının getireceği yükü belki de… Belki de değil, ben iddia ediyorum ki bugün katkı paylarının sağlayacağı yük, kamu hizmetlerinin bu şekilde yatırımlardan kaynaklanan; işletmenin işletme sırasındaki maliyetlerinden, işletme maliyetlerinden kaynaklanan düşüşlerle çoktan telafi edileceğini ve global anlamda baktığımızda, kamuya, yani daha doğrusu topluma olan maliyetinin eskisinden daha da aşağıya düşeceğini, burada beklentiler açısından değil dünyadaki örnekleri açısından da söyleyebiliriz diye düşünüyorum.

Ayrıca, hiç gereği yokken aslında, belki bu tip yeni bir başlangıç olduğu için katkı paylarıyla ilgili olarak, bütçede bununla ilgili olarak da bir sınırlama getirilmiştir. Bu sınırlama sayesinde ve yapılacak olan fizibilitelerin aynı zamanda daha fazla titizlikle üzerinde durulması açısından da bütçeye bu katkı paylarının ödemeleriyle ilgili olarak da limit getirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, aslında yap-işlet-devret modeli olarak bizim ülkemizde yaygınlaşmış olan bu modelin kamu-özel sektör iş birliği şeklinde algılanması (ve değiştirilmesi) gerekir ve kamu-özel sektör işbirliğinin dünyadaki uygulamaları ve bizdeki kapsam genişlemesi ve nitelik değişimiyle beraber, aslında, belki de bundan sonra kamu hizmeti niteliğinde olup da özel sektör marifetiyle, eliyle yapılabilecek pek çok hizmetin artık on yıllar sürmeyeceğini, çok kısa sürede bunların realize olacağını düşünüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Kamu hizmetleri, PPP sayesinde çok kısa sürelerle özel sektör tarafından gerçekleşecektir...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Berber.

RECAİ BERBER (Devamla) - Burada Devlet Su İşleriyle ilgili olarak kanunda yapılacak değişiklikle ilgili açıkçası ben şunu belirtmek istiyorum: Bugün barajları tamamlanmış, devlet tarafından yüz milyonlarca dolar yatırım yapılmış barajların sulama projelerine bütçeden ayrılacak ödeneklerle devam ettiğimiz takdirde, inanın bir on yılda barajı bitmiş, suyu bitmiş, her şeyi bitmiş, ama sulamada kullanamadığınız atıl bir yatırımınız söz konusu. Bu, aynı zamanda, özellikle sulama projelerinde şimdiye kadar kamunun kaynaklarıyla yapılmış ama atıl duran bu yatırımları bir an önce toplumun ve yine kamunun hizmetine sunması açısından da çok önem taşıyor.

Ben, her şeyden önce, bu yasanın hazırlanmasında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum ve başarılı sonuçlarını hep birlikte göreceğimizi diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

 
< Önceki   Sonraki >
Petrol

PPP Üye Girişi

Etkinlik Kodu


Mevzuat

Henüz PPP konusunda kapsayıcı bir kanun çıkarılmamıştır. Ancak Meclis’in gündeminde PPP Kanun taslağı bulunmaktadır. Devami Var

Eğitim

Türkiye’de PPP gelişimini desteklemek amacıyla uzman kadromuz ile talebe yönelik özel eğitimler vermekteyiz.Devami Var

Danışmanlık

Projelerinizi, derneğimizin sunduğu know-how değişimiyle desteklemek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bize Yazin