Ana Sayfa arrow İletişim arrow Basın arrow Haberler arrow Kamu-Özel Sektör Zirvesi: Devletin 4 Bini Aşkın Projesi Var, Bunları PPP'siz 10 İktidar da Bitiremez
Kamu-Özel Sektör Zirvesi: Devletin 4 Bini Aşkın Projesi Var, Bunları PPP'siz 10 İktidar da Bitiremez PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 

ImageUluslararası kuruluşlar, kamunun önde gelen temsilcileri, yerli ve yabancı yatırımcılar ve finansörler, sürdürülebilir kalkınma hedefli kamu-özel sektör işbirliği deneyimlerini paylaşmak ve yeni işbirlikleri geliştirmenin yöntemlerini tartışmak üzere Ankara’da buluştu.

 

Zirvenin açılışında konuşan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, kamu-özel sektör ortaklığıyla (PPP) gerçekleştirilen işletmelerdeki verimliliğe dikkat çekti. Unakıtan, “İstekler sonsuz, kaynaklar sınırlı. Kamu-özel sektör ortaklıkları burada çare getiriyor. Özel sektörün kaynakları da tahsis ediliyor”, dedi.

UNDP, Dünya Bankası ve İngiltere Ticaret ve Yatırım Kuruluşu (UK Trade & Investment) ile birlikte organize ettiği, birçok bakanlık ve hükümet kuruluşunun da desteklediği “Uluslararası Kamu-Özel Sektör İşbirlikleri Zirvesi”nde katılımcılar hukuki, mali ve teknik bilgilerini paylaştılar. Maliye Bakanı Unakıtan’ın yanısıra, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorking, UNDP Türkiye Temsilcisi Mahmood Ayub, İngiltere’nin Istanbul Başkonsolosu Barbara Hay, Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Maliye Müsteşarı İbrahim Çanakçı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Adem Şahin de panellere konuşmacı olarak katkıda bulundular. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne imza atarak 10 evrensel ilkeye uymayı taahhüt eden Türk özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı Zirve’de, etik değerler ve kurumsal sorumluluğun rolü masaya yatırıldı.

“Kamu mülkiyeti devredilmeksizin, özel sektör tarafından bitirilen yatırımları Maliye Bakanı olarak destekliyorum”, diyen Kemal Unakıtan, PPP sisteminin özellikle altyapı yatırımlarında önem taşıdığını ve gelişmekte olan ülkelerin altyapı ihtiyacının yılda 500 milyar doların üzerinde olduğunu söyledi. Kamu-özel sektör ortaklıklarının Türkiye’de daha çok otoyol, havaalanı, demiryolu gibi projelerde ve katı atık ve içme suyu gibi altyapı yatırımlarında çalıştığını ekledi.

“Küresel İlkeler Sözleşmesi, kurumsal vatandaşlık sorumluluğunu teşvik ediyor, sorunların  çözümünde özel şirketlerin de rol almasını sağlıyor

UNDP Türkiye Temsilcisi Mahmood Ayub, Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ve ‘Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin taahhütlerini yerine getirmede özel sektörün örnek bir rol oynadığına değinerek, şöyle dedi: “Birleşmiş Milletler, gerek küresel, gerek ulusal düzeydeki sürdürülebilir ve adil kalkınma çabalarında özel sektörün oynadığı etkin rolün uzun zamandır farkındadır. Genel Sekreter Kofi Annan'nın sözleriyle ‘Bugünün dünyasında kalkınmanın en güçlü lokomotifi --değer ve yönetim kaynaklarının yaratıcısı--özel sektördür. Özel sektör, adil ve sürdürülebilir ekonomik büyüme ve ekonomik fırsatlar yaratma alanında katkılarını sürdürmezse, dünya genelinde  barış her zaman tehlikede olacak, sosyal adalet uzak bir düş olarak kalacaktır’. Özel sektör, Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada sağladığı mali ve teknik destekle son derece önemli bir rol oynuyor. Bildiğiniz gibi, Binyıl Kalkınma Hedefleri, 2015 yılına kadar yoksulluğu yarıya indirmeyi ve sağlık, eğitim ve çevre sorunlarını hem ulusal, hem küresel düzeyde çözmeyi amaçlıyor. Küresel ortaklıklar için bir çerçeve oluşturuyor ve taşıdığı iddialı amaçların gerçekleştirilmesinde hükümetlerin, uluslararası örgütlerin ve özel sektörün uyum içinde çalışmasını kolaylaştırıyor... (Öte yandan), Küresel İlkeler Sözleşmesi, kurumsal vatandaşlık sorumluluğunu teşvik ediyor ve böylelikle  küreselleşmenin getirdiği sorunların  çözümünde özel şirketlerin de rol almasını sağlıyor.”

“Kamu-özel sektör işbirliği geçici bir moda değil, gerekliliktir”

Dinler, bu zirvenin kamu-özel sektör işbirlikleri için altyapı oluşturmada önemli bir adım olacağını ümit ettiklerini söyledi. “Kamu-özel sektör işbirliği geçici bir moda değil, gerekliliktir” diyen Dinler, kamu-özel sektör işbirliği ve sosyal sorumluluk gibi kavramların altyapıları oluşturulmadan uygulamaya konulmaya çalışıldığını öne sürdü. Başkan,“Oysa, bunlar uzun vadede ekonomiye katkıda bulunacak uygulamalar haline gelmeli. Bunun için de tüm sosyal paydaşların desteğiyle sağlam altyapılar oluşturulmalı,”dedi, Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin HIV/AIDS, temiz suya erişim ve barınma konularında yerel düzeyde kalkınma projelerine ve ortaklıkların kurulmasına ilham kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.

Altyapı yatırımlarında PPP’ler için önemli işbirliği fırsatları var

Türkiye’nin, kamu-özel sektör ortaklıklarından özellikle kamu hizmetleri ve altyapıları alanında yararlanacağını örneklerle anlatan Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorking, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, ekonomisinin tüm alanlarında birçok PPP modelini kolaylıkla ve başarıyla uygulayabilir. Altyapı ihtiyaçlarını ve ülkenin uygun yatırım ortamını göz önünde bulundurduğumuzda, enerji, su, atık su, demiryolları ve belediye hizmetleri dahil servis alt-sektörlerinde önemli PPP işbirliği fırsatları olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin tecrübesi, diğer yükselen pazarlar ve AB’ye geçiş ve geçiş-öncesi sürecinde olan ülkeler için güzel bir örnek oluşturuyor. PPP'ler; Türkiye’nin ve diğer ülkelerin tüm yatırım ihtiyaçları için tek çare değildir, ama kesinlikle ekonomiye ve tüm nüfusa büyük yararlar sağlayabilen işe yarar ve başarılı modellerdir..”

Yap-İşlet-Devret (YİD) ve Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP) sistemi ile Bakanlığının havaalanı, yat limanı, iskele ve demiryolu inşaatlarında gerçekleştirdiği ve yakın dönemde gerçekleştireceği projeleri anlatan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, DPT’nin elinde 4 bini aşkın projenin bulunduğunu, ancak bu projelerin genel bütçe imkanlarıyla 10 iktidar döneminde bile bitirilemeyeceğini söyledi. Bakan Yıldırım, kamu-özel sektör ortaklıklarının öneminin bu noktada ortaya çıktığını, sözlerine ekledi.

Elektrik üretimi, içme suyu vb. alanlarda Yap-İşlet-Devret modelinin, tasarım ve uygulamada yeterince başarılı olmadığını söyleyen Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci ise, şöyle konuştu: “Siyasi, ekonomik ve hukuksal altyapının eksikliği yanında, sözleşme tasarımında yapılan hatalar, kamu ile özel sektör arasındaki risk dağılımının dengeli bir şekilde yapılmaması kamu-özel sektör işbirliği açısından ciddi olumsuzlukları beraberinde getirmiştir... Ancak, bu alanda, havaalanı işletmeciliğinde olduğu gibi başarılı uygulamalar da vardır.”

PPP Zirvesi’nde konuşmacılar arasında yer alan İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Barbara Hay de, kamu-özel sektör ortaklıklarının İngiltere’de çok geliştiğine dikkat çekerek, bu alandaki bilgi ve birikimlerini Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını söyledi.

Zirve’ye, BM Genel Sekreteri Küresel İlkeler Sözleşmesi Özel Temsilcisi Prof. Klaus M. Leisinger ve Uluslararası Finansal Hizmetler, Londra (International Financial Services London, IFSL) Dış İlişkiler Başkanı Stephan Harris gibi isimler de katıldı.

 
< Önceki   Sonraki >
Petrol
kopru1 75x100.jpg

Mevzuat

Henüz PPP konusunda kapsayıcı bir kanun çıkarılmamıştır. Ancak Meclis’in gündeminde PPP Kanun taslağı bulunmaktadır. Devami Var

Eğitim

Türkiye’de PPP gelişimini desteklemek amacıyla uzman kadromuz ile talebe yönelik özel eğitimler vermekteyiz.Devami Var

Danışmanlık

Projelerinizi, derneğimizin sunduğu know-how değişimiyle desteklemek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bize Yazin